KAHYAOĞLU: “ZEYTİNLİK ALANLAR SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEĞİMİZDİR”

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şube Başkanı Mehmet Rıfat Kahyaoğlu, zeytinliklerde madencilik faaliyetlerine izin verilmesini öngören 11. maddeye tepki gösterdi.

Şube Başkanı Kahyaoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde komisyon aşamasını tamamlayan ve önümüzdeki günlerde Genel Kurul gündemine gelmesi beklenen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kamuoyunun dikkatle izlediği önemli düzenlemeler içermektedir. Ancak teklifin 11. maddesiyle, zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine izin verebilecek nitelikte hükümlere yer verilmiş olması, bilimsel ve teknik açıdan ciddi sakıncalar barındırmaktadır.

Teklifte tapu kaydında zeytinlik olarak yer alan ya da fiilen zeytinlik niteliği taşıyan alanlarda, madencilik faaliyetlerinin başka bir alanda yürütülememesi durumunda zeytin ağaçlarının taşınabileceği; bu da mümkün değilse, söz konusu alanlarda doğrudan madencilik yapılabileceği öngörülmektedir. Ayrıca enerji arz güvenliği gerekçesiyle, ekli koordinatlarda bu işlemlerin ivedilikle uygulanabileceği belirtilmektedir. Bu düzenlemenin yasalaşması hâlinde, Muğla’da zeytinlik alanlarda yaygın ağaç kesimlerinin ve ekosistem tahribatının önü açılacaktır.

ZEYTİNLİKLER, TARIMIN ÖTESİNDE BİR EKOSİSTEMDİR

Zeytinlik alanlar, yalnızca tarımsal üretim sahaları değildir. Aynı zamanda erozyon kontrolü, karbon tutumu, biyoçeşitliliğin korunması ve yerel iklimin düzenlenmesi gibi çok boyutlu çevresel işlevleri yerine getirir. Muğla ilimiz, bu özelliklerin tümünü bünyesinde barındıran ender coğrafyalardan biridir. Ege’nin en verimli zeytin üretim alanlarından biri olan Muğla, aynı zamanda yüzyıllardır devam eden kırsal üretim kültürü, geleneksel peyzaj yapısı ve ekonomik yaşam biçimiyle zeytinciliğe dayalı özgün bir kimlik oluşturmuştur. Zeytinlik alanlarda yapılacak madencilik faaliyetleri, bu bütüncül yapıyı kalıcı biçimde bozma riski taşımaktadır.

BİLİMSEL VE YASAL TEMELLER AÇISINDAN DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ

3573 sayılı Zeytincilik Kanunu’nun 20. maddesi, zeytinlik alanların 3 kilometre çevresinde dahi toz, duman ve kimyasal salınım yaratacak tesislere izin vermez. Bu yasa halen yürürlüktedir ve zeytinliklerin korunması açısından çok net bir koruma hükmü içermektedir.

Madencilik faaliyetleri, doğası gereği toprak yapısını, yeraltı su dengesini ve çevresel dokuyu bozan ağır etkiler yaratmaktadır. Zeytin ağaçlarının taşınması ise bilimsel olarak önerilen bir yöntem değildir. Çünkü zeytin, bulunduğu toprağın kimyasal ve biyolojik dokusuyla uzun yıllar süren bir bağ kurar. Taşınsa bile verim kaybı yaşanır, hatta çoğu durumda ağaçlar kurur.

Önerilen düzenlemede “rehabilitasyon” tedbirlerinden söz edilse de madencilik sonrası ekosistem restorasyonu bilimsel bulgulara göre çoğu zaman kalıcı iyileşme sağlamamaktadır. Mevcut bilimsel çalışmalar, bu tür faaliyetlerin geri döndürülemez etkiler bıraktığını ortaya koymaktadır.

MUĞLA’DA ZEYTİNLİKLER TÜM KENTİN ORTAK DEĞERİDİR

Muğla özelinde zeytinlikler binlerce çiftçinin geçim kaynağıdır. Kırsal nüfusun toprakla bağını koruyan bir üretim modelidir. Coğrafi işaretli ürünler ve yerel kalkınma açısından önceliklidir. Aynı zamanda orman – tarım – yerleşim üçgeninde doğal dengenin temelidir.

Bu nedenle İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi Yönetim Kurulu olarak, bu düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde sadece tarımsal üretimin değil, ekolojik bütünlüğün, yerel kalkınmanın ve kültürel mirasın da zarar göreceğini vurgulamak isteriz.

ORTAK GELECEĞİMİZ İÇİN ÇAĞRIMIZDIR

Bizler, çevresel duyarlılığı öncelik kabul eden mühendisler ve meslek insanları olarak; zeytinlik alanlarda madencilik faaliyetlerine olanak sağlayan düzenlemelerin geri çekilmesini, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un, amaç ve ruhuna uygun biçimde korunmasını, enerji ve madencilik politikalarının; tarım, çevre ve kırsal yaşam politikalarıyla uyumlu hâle getirilmesini talep ediyoruz.

Zeytinliklerin korunması için bugüne kadar sergilenen duyarlılığı takdirle karşılıyor, ancak toplumun ortak değerlerini ilgilendiren bu temel konuda daha net, güçlü ve uzun vadeli bir yasal güvence mekanizmasının kaçınılmaz olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Unutulmamalıdır ki zeytinlikler, yalnızca bir tarım alanı değil; bu coğrafyada yüzyıllardır süren üretim kültürünün, doğayla kurulan dengeli yaşamın ve ortak hafızamızın simgesidir.”

Hakkında Ayyıldız Gündem

Bu Haberi Okudunuz mu?

BAŞKAN ARAS: “SUYU YÖNETEN BİR YAPIYA ULAŞTIK”

MUSKİ Genel Müdürlüğünün katılımcı ve şeffaf yönetim anlayışı doğrultusunda il genelinde düzenlediği Katılımcı Bütçe Toplantılarının …