İyi Parti Fethiye İlçe Teşkilatı, Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramlaşma törenini ikinci gün düzenlendiği etkinlikle gerçekleştirdi.

İlçe binasındaki buluşmaya İyi Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, İyi Parti Muğla İl Başkanı Davut Cumhur Akmeşe, İyi Parti Fethiye İlçe Başkanı Tolga Turgutoğulları, geçmiş dönem Muğla Milletvekili Adayı Ayfer İlhan Öçer, geçmiş dönem İlçe Başkanı Suat Aybek, yönetim kurulu üyeleri ve partililer katıldı. Sohbet havasında geçen bayramlaşmada Milletvekili Ergun, bölge ve ülke gündemi üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Açılış konuşmasını yapan İyi Parti Fethiye İlçe Başkanı Tolga Turgutoğulları, “İlçe teşkilatımızın bayramlaşma töreni için bir araya geldik. Sayın vekilimiz, il başkanımız, geçmiş dönem milletvekili adayımız ve geçmiş dönem ilçe başkanımız aramızda. İnşallah önümüzdeki bayramlarda da aynı coşkuyla buluşmayı temenni ediyorum. Hep beraber iyiler daha iyi olacak” dedi.
İyi Parti Muğla İl Başkanı Davut Cumhur Akmeşe konuşmasında, “Ramazan Bayramımız mübarek olsun. Bayramlaşma etkinliği için burada toplandık. Bu güzel organizasyonu hazırlayan ilçe başkanımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Geçmiş dönem Muğla Milletvekili Adayı Ayfer İlhan Öçer, “Ramazan aynın ardından Ramazan Bayramına eriştik. İlçe başkanımızın dediği gibi hepimiz iyi, ülkemiz iyi olacak. Zorlu bir süreçten geçiyoruz” şeklinde konuştu.
İyi Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun de “Bayramınızın mübarek olmasını temenni ediyorum. Türkiye problemler sarmalına girmiş durumda. Genel olarak ekonomimize baktığımızda, üretimden kopmuş bir ekonomik modelle yönetilmekteyiz. Birçok sektör taşınmaya başladı. Bunların başında tekstil geliyor. Bunun sebebi de dış etkenler değil, yanlış ekonomik model ve yanlış ekonomik tercihler” dedi.
Milletvekili Ergun konuşmasında şöyle devam etti: “Hukukun bir kenara atılması, hukukun adalet dağıtan bir müessese çıkıp neredeyse yürütmenin bir unsuru haline gelmiş olmasının büyük etkisi var. Bu ekonomik model gittikçe halkımızı fakirleştiren model. Türkiye’nin bu manada kurtuluşu üretimde olacaktır. İyi Parti olarak üretime dayalı bir modeli savunuyoruz.
Emekliler hak ettiklerini alamadı. Emeklilerin ücreti hak temelli bir sistemden uzaklaştırıldı. Geçim sıkıntısına mahkum edilmiş olan milyonlarca emekli ile karşı karşıyayız. İyi Parti olarak yardıma muhtaç haldeki emeklilerin bu durumdan kurtarılması ve hakkıyla geçinen bir ekonomik politikayı savunuyoruz. Fethiye, Seydikemer ile birlikte ülkemizin önemli tarım merkezlerinden. Üreticiler için girdiler çok pahalı. Türk tarımında büyük bir plansızlık var. Çiftçimiz üretemez hale geldi. Çiftçimizin bu durumdan kurtarılması gerekiyor. Tarım üretim veya bir sektör değildir. Tarım esasında bir devletin milli güvenliğidir. Onun için tarıma öncelik verilmesi gerektiğini savunuyoruz.
Özellikle büyükşehirlerde sokaklarda çeteleşmeler ve okullarda akran zorbalığı mevcut. Dolayısıyla bir zafiyet söz konusu… Bu manada halkın güvenliğini sağlayacak olan devlettir. Bu konuda eksik yasal düzenleme varsa biz muhalefet olarak destek olmaya hazırız. Birçoğunuzun takip ettiği bir süreç yürütülüyor. Adı terörsüz Türkiye, ambalajı son derece güzel ve janjanlı. Fakat içeriğine baktığınız zaman zehir dolu. Türk devletinin, Türk milletinin milli birliğine kast edecek düzeyde zehir dolu. Biz her şeyden önce terörle müzakere yapılmayacağına inan bir siyasi kadroyuz. Terörle müzakere yapılmaz. İmralı siyasi bir adres değil, bir cezaevidir. Terörle pazarlık yapmamak lazım. Bu süreci baştan sona lanet süreci olarak görüyoruz.
Coğrafyamızda bir savaş krizi ile karşı karşıyayız. İran’a yönelik Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in saldırılarının olduğu bir savaş ortamı. Bu enerji arzı ve gıda güvenliği politikalarını yakından ilgilendiren, aynı zamanda ülkemizi değil dünyayı yakından ilgilendiren bir durum. Türkiye kendi tedbirini almak durumunda. Ülkemiz devlet aklını esas alarak güvenlik ve ekonomik risk değerlerini doğru tespit ederek bu meseleyi yönetmelidir. İran bizim koşumuz olmanın ötesinde 40 milyon soydaşımızın yaşadığı bir coğrafya.
Eğitim yapısal sorunlar yumağına dönmüş durumda. Yine bir plansızlık söz konusu. Bu eğitim politikamızı topyekun zayıflatmış ve içinden çıkılmaz hale getirmiştir. İyi Parti olarak eğitime bir devletin ve milletin geleceği olarak bakıyoruz. Öğretmen atamalarının hızlandırılması ve çoğaltılması gerekiyor. Eğitimi bir masraf ve gider olarak göremeyiz. Eğitim ayağa kaldırılmadan Türkiye’nin ayağa kalkması mümkün değildir. Başta köy okulları açılmalı, eğitime büyük yatırım yapılmalıdır. Plan ve projeler ona göre oluşturulmalı.
Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun bir program için Seydikemer’e helikopter ile gelmesini değerlendiren Milletvekili Ergun, “AK Parti iktidarı için şatafat sıradanlaştı. Sadece o değil topyekun bu manada zihniyetlerini tartışmak gerektiğini düşünüyorum. Klişeleşmiş ir tabir var, itibardan tasarruf olmaz diyorlar. Bunu yanlış bulduğumu söylüyorum. Toplumdan ve milletten tamamen kopuk, nasıl yaşadığını bilmeden siyaset yapan bir kuruma dönüşmüş oldu AK Parti. Görünen tablo bu. İnsanların geçim sıkıntısında olduğunun farkında bile değiller. Seydikemer’de çiftçiler son iki ayda inanılmaz zarara uğradı. Bakanın geldiği gün ben selden zarar gören balık işletmelerini ziyaret ettim. Milyonlarca lira zarara uğramışlar. Bunlar aile şirketi. Ülkemize önemli oranda döviz kazandıran kuruluşlar. Ondan önceki gelişimizde Karadere ve Kumluova mahallelerindeki seracıları ziyaret ettik. Dolayısıyla sayın bakandan beklenen helikopterle ziyaretten önce aynı şekilde tarım sektöründeki insanları ziyaret etmesini beklerdik” dedi.
Ayyıldız Gündem

